Hele birde bu türküyü Emel Taşçıoğlu’nun o buğulu sesinden dinleyince gönül teli titrer duygu seli kaplar insanı.
Türkünün temasında yanık bir aşığın sevdiğine sevgi ile ahı vardır. Ancak türkünün adı “bayramdan bayrama “ olunca, radyodaki spiker bayram öncesi, bayramda gurbet ellerinden baba ocağına geleceklerden falan bahsetti.
Sabah çayını içerken konu komşunun bayram için Demirci’ye gelmiş gurbetteki evlatları da arabalarından valizlerini bavullarını indiriyorlardı.
Bunun üstüne aynı mahallede büyüdüğüm bir arkadaşımda çoluk çocuğuyla tam da arife pazarında çarşıda karşıma çıkınca, sabahtan dinlediğim bu türkünün ismi ve bayram için Demirci’ye gelmiş çocukluk arkadaşımın arabasını çarşıda park edecek yer bulamayıp “otopark yapılmadı mı daha?” demesi ve memleket ile ilgili düşünceleri bende gene zaptedilemeyen duygulara yol açtı.
Demirci’den okuduğu için gidenler, evlendiği için gidenler, işi gereği gidenler, memurluktan tayinden dolayı gidenler bir şekilde baba ocaklarına ve bayram için memleketleri Demirci’ye geliyorlar.
Kurban Bayramlarında uzun yıllardır tespitlerime göre gelenlerin sayısı biraz daha fazladır.
Kurbanlar kesilecek, kıymalar kavurmalar kaplara dondurulacak, kış için Demirci’nin kendine has sucukları yapılacak, bunları büyük kentlerde o kentin şartlarıyla yapmak elbette mümkün ama ya geleneksel lezzet, bunun yanı sıra kurban kesmek maliyet, kurbanı kesmek için git gel, yer bulmak, kasabı beklemek hepsi eziyet.
Bunlar Kurban Bayramında Demirci’ye gelmek içinde birer sebep.
Hem memleketin havasında evin avlusunda, çoluk çocuk neşe muhabbet, şöyle hortumu takıp şırıl şırıl suyu akıtıp, kurbanı kesmek, sağ odundan yakılmış ateşin üstünde, iki kulplu kalaylanmış bakır helva tavasında evin koca annesinin elindeki tahta kaşıkla yaptığı bayram kavurmasının tadına ermek, bunları başka nerde bulacaklar ki.
İkinci bayram günü etler yerine yerleşmiş bir şekilde bayramlıklar giyilip, doğru Belediyeye bayramlaşmaya gidilecek.
İşte benim yazdığım bu yazının tam zırt dediği yer de burası.
Hepiniz bayramdan bayrama geliyor hasbihal edip, büyükleri görüp, ellerini öpüp dönüyorsunuz.
Bayram süresince kaldığınız süre de muhabbetin dibine vurup, memleket ahvali ile ilgili Demirci ve yaşadığınız yerlerle ilgili kıyaslamalar yapıp savurup üfürüp gidiyorsunuz. Ne zamana kadar ta gelecek sene ki bayrama kadar.
Bu defa bir işe yarayın arkadaş.
Bayramdır seyrandır 3-4 günde bitip geçiyor.
Siz de bayram bitince çekip gidiyorsunuz.
Bu şehrin köhneliği, garipliği ve hastamız olunca çaresizliği, yola giderken yolsuzluğun yetmezliğini biz burada yaşayanlar çekiyoruz.
Siz kendi yaşadığınız büyük kentlerdeki gelişmeleri görüp Demirci’nin kısıtlılıklarını da bayramdan bayrama da olsa soluyup yaşıyorsunuz.
Demirci’de yaşayanların içinde bu işlerin farkında olanlarda var, olmayanlar da.
Memleketin öne gelen adamlarıyla muhabbetlerde de görünüyorsunuz.
İşte bu muhabbetlerde Kurbanın kaç kilo geldiğini, yeni tayin yerinizi, kimin evlendiğini,kimin öldüğünü kaldığını konuştuğunuz sırada iki lafta bu yazdıklarım için ediverin ha olmaz mı !
Demirci’de duranların yüzü aşındı sanırım, konuşup konuşup kendileri dinliyorlar.
Hani siz misafirsiniz, sizin söylediklerinizin bir kıymeti bir değeri olur belki.
HÜKÜMET KONAĞINA AYLARDIR TEK ÇİVİ ÇAKILMADI
Üniversite Caddesinde bir ucube inşaat var şöyle bayramda eşe dosta giderken arabayla geçerken sol tarafa bakın göreceksiniz.
Hani Mayıs aylarında hıdrellezlerde analarımızın altına yaydıkları kilimde otururduk, o Akpınar çamlarının altında oynardık, işte o ağaçları geceden sabaha gizli saklı kesip aşırdılar, çamları memleketin savcısı bile 2 senedir hala bulamadı araştırıyor, hükümet konağı yapacağız dediler iki kıpırdayıp bıraktılar. O inşaatta Mart ayından beri tık yok.
Eğitimin kalbine bir hançer gibi sapladılar o ucube binayı.
Okul bahçesine hükümet konağı nerde yapıldı diye sorarlarsa Demirci’de diye ister deyin ister demeyin ama gidip o binayı bir sobeleyin.
Gene öncelik sırasını karıştırıp, adamlık olsun diye, işi inada döküp bir işe başladılar ama ne olduğu belli değil. Buna sebep biri de etti edeceğini Demirciye ,manşetlerden inmedi ama Akşehir gölüne yoğurdu mayaladı tutturdu belki, ancak bizim hükümet konağı hala bitmedi.
HASTANE İÇİN “3 AY” SİMGE OLDU
Demirci’ye girerken İmrenler Mahallesi yol ayrımını geçtikten sonra sağınızda bir bina var Selami Başkan’ın kulakları çınlasın seçileli 20 ay oldu, 20 ay önce de “üç ay sonra hastanemiz hizmete başlayacak” demişti.
Belediye reisi oldu iki üç defa daha 20 ayın içinde 3 ay, 3 ay dedi durdu da ne aylar geldi geçti. Hastane hala hizmete girmedi.
Ama hakkını yememek lazım, hastanenin bahçesinde bu sene hıdrellez yaptık.
Nohutlu pilav ayran pek dayı oldu gayri.
Bu sene gene hıdrellezi burada yaparız, gene inşallah maşallah çeker, ayranı içer, pirinç pilavını yeriz.
Hüseyin Tanrıverdi’de nasılsa Aksaray’dan çizik yedi, tekavid oldu. Bülent Arınç’ta gelir.
İki maşallah çekeriz hallederiz hastane işini.
SELENDİ YOLU MASAL MI?
Geçen 7 Haziran seçimlerinden hemen önce apar topar kepçeler dozerler geldi “ Selendi yolu temel atma töreni” yapıldı. Gülmeyin yahu.
Kocaman pankart yazdırmışlar öyle yazıyordu.
"Yola temel mi atılır len mıstava" diye sormayın valla kalbinizi kırarım.
Gidin bu işleri bekmezlen oğluna sorun.
Bir Selendi yoludur lafı dönüp duruyor. Temeli attıkları anda protokol çadırı tepelerine göçtüğünden midir nedir, kepçeler dozerler akşamdan gitti.
Bırak kepçeyi dozeri elinde çapalı kürekli tek bir işçiyi bile gören yok o günden beri.
Yolun ne güneyi ne kuzeyi belli değil valla abiler.
Yol nerden girecek, nerden çıkacak, nerden başlayıp, nerede bitecek bilen yok.
Kamulaştırmayla ilgili tek bir hareket yok.
Kepçelerin dozerlerin geldiğinde garibim bir Sevinçlerli Hanım teyzemin yüreği ağzına geldi sadece. Oncağızın derdi de yol geçecek demişler tarlasından "benim ekili kompirler ne olacak?" diye söylenip duran tek o kaldı akıllarda.
FİGANİ EFENDİ ERİĞİ BAĞIRSAKLARI ÇALIŞTIRIR GİDERKEN GÖTÜRMEYİ UNUTMAYIN
FİGANİ EFENDİ ERİĞİ BAĞIRSAKLARI ÇALIŞTIRIR GİDERKEN GÖTÜRMEYİ UNUTMAYIN
Ha gündemimiz kurutulmuş kiraz, hünnap bir de figani efendi eriği. Eğer gündemi kaçırdıysanız canlı yayında yaptığı kesintilerle rekor kıran televizyonu izlemiyorsunuz demek ki.
Giderken bunları götürün yaşadığınız yerlerde, gurbet ellerde, evlerinizde kış gecelerinde yersiniz.
Bayram seyran gelip geçecek, bunları bir de siz söyleyin dillendirin bakalım bizim ön adamlar ne edecek.
Bizim memlekette iktidar partisinin ilçe başkanlarını bayramlarda gelip gitseniz de tanıyamayabilirsiniz.
Bak bu çok normal.
Bir önceki Muğlalı idi, şimdiki de Gördesli.
Demirci’den adam bulmanın kolayları yok gayri.
Ha burada kendinize pay çıkarabilirsiniz.
“Len biz bi gittik memleketten, Demirci’de adam kalmamış vallahi “
Derseniz deyin şartolsun gocunmam.
Yok demek ki.
Aha belki de bu yüzden.
Demirci’nin işleri zor yürüyor gari.
Ha aklımdayken bayramda, düğünde, cenaze de gelin memlekete.
Öyle seçimden seçime gelip aday maday olmayın akedeş ya.
Bizim Selami Başkan sevmez böyle şeyleri.
Kafamızı ritmimizi bozmayın bizim.
Aşa çaşıda Mustafa hocam, yoka çaşıda abdi hocam.
İki Selami bir iki de hemşeri.
İnşallah, Maşallah götürüyoruz biz işleri. Bi de iki kanatlı kuşumuz vardı bizim.
O kuşun ne gagası, ne kanadı kaldı, aydeşlikten elde kaldı.
Kasım'da da bizim iş "et aldık, balık aldık hazırlandık,galagaldık" olcek gibi zaten.
Ya iste deyven, istesem deyvemen, bana ne ya derseniz de canınız sağolsun.
"Len olum sana mı galdı gan bu işle" derseniz, valla evet yazan çizen adamda galmadı. Bi matbaacı, bi kameracı var arada dolanan, bi de "Demirci'de güzel şeyler oluyor" deyip duran, uyurken üstü açık kalmış bir gavaracı.
Bende yazmasam Demirci'nin hali pek acı.
Seneye gine gelceniz bi mecbur , bekler gene sizi ana , baba, kardeş ve bacı.
Ben yalan söylemem valla ustam Ecevit, dedem ise hacı.
Dediniz, dediniz.
Demediniz, demediniz ama bak sayemde nele bildiniz, nele bildiniz.
Boşven sadeç ya..
Akanızdan gazarlar belki size de bir kuyu.
Son bayram gün, ikindin gözlesiniz zaten dönüş yolunu
Yiyin gavurmayı, üstüne de için çelik gibi suyu.
Bu memleketin değişmez zaten huyu.
O kuşun ne gagası, ne kanadı kaldı, aydeşlikten elde kaldı.
Kasım'da da bizim iş "et aldık, balık aldık hazırlandık,galagaldık" olcek gibi zaten.
Ya iste deyven, istesem deyvemen, bana ne ya derseniz de canınız sağolsun.
"Len olum sana mı galdı gan bu işle" derseniz, valla evet yazan çizen adamda galmadı. Bi matbaacı, bi kameracı var arada dolanan, bi de "Demirci'de güzel şeyler oluyor" deyip duran, uyurken üstü açık kalmış bir gavaracı.
Bende yazmasam Demirci'nin hali pek acı.
Seneye gine gelceniz bi mecbur , bekler gene sizi ana , baba, kardeş ve bacı.
Ben yalan söylemem valla ustam Ecevit, dedem ise hacı.
Dediniz, dediniz.
Demediniz, demediniz ama bak sayemde nele bildiniz, nele bildiniz.
Boşven sadeç ya..
Akanızdan gazarlar belki size de bir kuyu.
Son bayram gün, ikindin gözlesiniz zaten dönüş yolunu
Yiyin gavurmayı, üstüne de için çelik gibi suyu.
Bu memleketin değişmez zaten huyu.
Heden iyi bayramla.
Mustafa Temiz
manisasonhaber@gmail.com
Şerif Ali Tezer 11 Yıl Önce
mustafa bey yüreğine sağlık.senin için hem üzülüyor, hem de seviniyorum.böyle bir kalemle ve beceriyle demirci'de harcanıyorsun.ama gari̇p memleketi̇m i̇çi̇n de orada olman bi̇r şans.allah yardımcın olsun
ihsan temel 11 Yıl Önce
harika.
Ayşe Çankaya 11 Yıl Önce
mustafa bey zevkle yazılarınızı takip ediyorum.hergeçen gün üstüne koyarak gidiyorsunuz..bir bayram yazısında böylesine bir memleket sevgisi ve demirci'ye kast edenleri eliştiriyi o kadar ggüzel harmanlamışsınızki bir edebiyatçı olarak gıpta ettim..tebrik ediyorum sizi,iyi ki varsınız..
Göksel AKIN 11 Yıl Önce
sen nasıl bir adamsın arkadaş ya.yüreğine girip içinde ne var görmek,gözlerini ödünç alıp dünyayı nasıl gördüğünü görmek istiyorum..beynine girmek için şifreyi verirmisin.harika bir yazı ne diyeyim sana esenlikler dilerim..
Ak Partili 11 Yıl Önce
seni susturamadılar.senin susman için ne yapmaları gerekiyor.olmayınca olmuyor.selami başkan elinden geleni yapıyor görmüyormusun sayın temiz.bu gücü nerden kimden alıyorsun çık açıkla.
MUSTAFA TEMİZ-YAZAR 11 Yıl Önce
adını yazmaktan niye utanıyorsun.akpartili yazmışsın.bu senin acziyetini ve yetmezliğini gösteriyor.adını yazmadan bana soru soruyorsun bu gücü nerden alıyorsun diye üstelik.cevaplıyayım.önce haktan sonra halktan,birde adımı yazabilmekten..anladın mı ?
Mehmet Öksüzlü 11 Yıl Önce
mustafa abi sayende demircide olup biteni öğrendik.selendi yolu ve hastane konusunda demircili uyuyor .bunun hesabını sormalılar.dışarda yaşayan demircili olarak çalışan ihsan temeli seçmediler.selami selçuk çalışacak anlamı çıkar.hadi demircililer verdiğiniz oyların hesabını sorun.getirdiğiniz adam çalışsın ve bitirsin bu işleri.