Manisa Son Haber

KURU ÜZÜMDE 80 LİRA: ÜRETİCİYE “KADERİNE RAZI OL” DEMEKTİR! / Ahmet Orhan Yazdı...

EKONOMİ

Serbest piyasada konuşulan en yüksek fiyat yaklaşık 80 lira seviyesinde. Üreticinin önündeki tablo ise bundan çok daha vahim: Ürününü bu fiyattan dahi satabilmek kolay değil.

Devlet seyredemez, hükümet sorumluluktan kaçamaz!

Geçtiğimiz günlerde bu köşede kuru üzümün hangi fiyattan satılması gerektiğini, üreticinin maliyetlerini ve Türkiye'nin ihracatçı kimliğini dikkate alarak değerlendirmiştim.

Bugün eylül ayının ilk haftasındayız.

Hasat başladı.

Ancak kuru üzüm piyasasında hâlâ ciddi bir talep yok.

Serbest piyasada konuşulan en yüksek fiyat yaklaşık 80 lira seviyesinde. Üreticinin önündeki tablo ise bundan çok daha vahim: Ürününü bu fiyattan dahi satabilmek kolay değil.

Şimdi biraz geriye dönüp bakalım.

Geçtiğimiz yıl 9 numara kuru üzüm 120 lira seviyesindeydi.

Bugün ise üretici 80 liraya bile alıcı bulmakta zorlanıyor.

Üstelik aradan geçen bir yılda gübre, mazot, işçilik, elektrik, sulama ve finansman maliyetlerinin arttığını herkes biliyor.

Bu tabloyu hangi ekonomik mantıkla açıklayabiliriz?

Açıklayamayız.

Çünkü ortada normal işleyen bir piyasa değil, üreticiyi çaresiz bırakan bir piyasa düzeni vardır.

DÖVİZLE BAKINCA TABLO DAHA DA VAHİM

Kuru üzüm fiyatlarını yalnızca Türk lirası üzerinden değerlendirmek de bizi yanıltabilir.

Son üç yılda kuru üzüm alım fiyatlarını döviz kuru üzerinden değerlendirdiğimizde, fiyatların kabaca 3 dolar seviyesinde seyrettiğini görüyoruz.

Yani üretici üç yıl boyunca ürününün döviz karşılığında ciddi bir gelir artışı elde edemedi.

Oysa aynı dönemde üretim maliyetleri Türk lirası cinsinden katlandı.

Başka bir ifadeyle, üreticinin sattığı ürünün döviz değeri neredeyse yerinde sayarken, üretim maliyeti sürekli yükseldi.

Bugün gelinen nokta işte bunun sonucudur.

Üretici daha pahalıya üretiyor, daha düşük fiyata satıyor.

Bunun adı sürdürülebilir tarım politikası olamaz.

TARİŞ'İN YERİ AYRI, DEVLETİN YERİ AYRI

Burada önemli bir yanlış anlaşılmanın da önüne geçmek gerekir.

TARİŞ, üreticinin örgütlü gücüdür.

Üreticiye sahip çıkması, piyasada alım yapması ve üreticinin pazarlık gücünü artırması elbette önemlidir.

Nitekim TARİŞ'in teslim edilen kuru üzüm için açıkladığı 80 liralık avans fiyat da piyasanın geldiği noktayı göstermesi bakımından önemlidir.

Fakat TARİŞ'ten devletin görevini yapmasını beklemek doğru değildir.

TARİŞ'in imkânları bellidir.

Devletin imkânları ise bambaşkadır.

Üreticinin asıl muhatabı TARİŞ değil, devlettir.

Devleti yöneten de hükümettir.

Dolayısıyla burada sorulması gereken soru:

“TARİŞ neden daha yüksek fiyat vermiyor?” değildir.

Asıl soru şudur:

“Hükümet, stratejik bir tarım ürününün üreticisini neden kaderine terk ediyor?”

TMO'NUN GÖREVİ TAM DA BUGÜN İÇİN VARDIR

Serbest piyasa, normal koşullarda kendi dengesini bulabilir.

Ama bugün ortada normal koşullar yok.

Talep zayıf.

Fiyat düşük.

Üretici borçlu.

Hasat döneminin işçilik ödemeleri kapıda.

Yeni üretim sezonunun maliyetleri de üreticinin omuzlarında.

Böyle bir ortamda devletin “piyasa kendi dengesini bulsun” diyerek kenara çekilmesi kabul edilemez.

İşte Toprak Mahsulleri Ofisi'nin görevi tam da böyle zamanlarda ortaya çıkar.

Geçmişte olduğu gibi TMO yeniden görevlendirilmeli ve kuru üzümde gerçek bir taban alım fiyatı oluşturulmalıdır.

Benim kanaatim nettir:

Kuru üzümde en az 150 liralık devlet alım fiyatı açıklanmalıdır.

Fakat yalnızca fiyat açıklamak da yetmez.

Devlet, pazara çıkan ürünü fiilen satın almalıdır.

Üretici ürününü teslim ettiğinde parasını haftalarca, aylarca beklememelidir.

Alım mekanizması hızlı çalışmalı, ödeme doğrudan üreticinin hesabına yapılmalıdır.

Çünkü bugün üreticinin en büyük sıkıntılarından biri yalnızca fiyat değildir.

Nakit sıkıntısıdır.

Borç içindeki üretici, ürününü düşük fiyata satmaya mecbur bırakılırsa yalnızca bu yılını değil, gelecek yılını da kaybeder.

“DEVLET ZARAR EDER” DİYENLERE…

Elbette devletin yapacağı müdahalenin bir maliyeti olabilir.

Ama devletin görevi sadece hesap makinesine bakmak değildir.

Tarımın stratejik bir sektör olduğunu kabul ediyorsak, bunun gereğini de yapmak zorundayız.

Kuru üzüm, Türkiye'nin önemli döviz kazandıran tarım ürünlerinden biridir.

Üreticiyi bugün korumazsanız yarın üretim düşer.

Bağlar sökülür.

Gençler tarımdan kopar.

İhracatçı ürün bulamaz.

Sonra da ithalat kapısını açmak zorunda kalırsınız.

Bugün üreticiyi desteklemek için harcanacak kaynak, yarın kaybedilen üretimi yeniden kurmak için harcanacak kaynaktan çok daha değerlidir.

Üstelik tarımsal destekler zaten bunun için vardır.

Tarımsal desteklerin millî gelirin yüzde 1'i seviyesinde olması gerektiği kabul ediliyorsa, bunun gerektiğinde üreticinin yanında kullanılmasının neresi yanlış?

ARTIK SORUMLULUK HÜKÜMETTEDİR

Buradan TARİŞ'e bir görev yüklemeye çalışmak doğru değildir.

TARİŞ elinden geleni yapmalıdır, elbette.

Ama devletin yapması gerekeni TARİŞ'in yapmasını beklemek, sorumluluğu yanlış yere yöneltmektir.

Çiftçinin muhatabı devlettir.

Çiftçinin hakkını korumak hükümetin görevidir.

Ve bugün kuru üzüm üreticisinin hükümete sormaya hakkı vardır:

Geçen yıl 120 lira olan üzüm neden bugün 80 liraya bile alıcı bulamıyor?

Maliyetler bu kadar artarken üretici neden daha düşük fiyata razı edilmek isteniyor?

Türkiye'nin önemli bir ihracat ürününün üreticisi neden korunmuyor?

Bu soruların cevabını artık TARİŞ'in vermesi gerekmiyor.

Cevabı hükümet vermelidir.

Çünkü mesele artık bir fiyat meselesini aşmıştır.

Bu, Türkiye'nin üretim politikasının meselesidir.

Üreticinin ayakta kalıp kalamayacağı meselesidir.

Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda kuru üzüm üretmeye devam edip etmeyeceği meselesidir.

Ve açıkça söyleyelim:

80 lira kuru üzümün fiyatı değildir.

80 lira, üreticinin çaresizliğinin fiyatıdır.

Bu tabloya seyirci kalmak ise ekonomik tercih değil, siyasi tercihtir.

Hükümet daha fazla beklememelidir.

TMO derhal görevlendirilmeli, en az 150 liralık gerçek bir taban alım fiyatı belirlenmeli ve üreticinin ürünü süratle alınarak parası geciktirilmeden ödenmelidir.

Çünkü üreticisini yaşatamayan bir ülke, ne tarımını ne ihracatını ne de geleceğini koruyabilir.

Kuru üzüm üreticisi kaderine terk edilemez!

03 Eylül 2026 

Ahmet Orhan

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.