Günün yorgunluğunun üstüne dostlarla hoş sohbet, espriler insanın beyin yükünü alıyor.
Derken karşımda oturanın telefonu çaldı.
Nasıl?
Temizlendikten sonra da kokuyor mu?
Tamam, ben bir kendim bakayım.
Dedi.
Kapattı telefonu.
Gözlerime baktı.
Etrafımızdakilerin kalabalığına rağmen bakışlardan anlaşabiliyorduk.
Hemen anladım.
İçine sinmeyen bir şey vardı.
Kalabalıkta sorulması uygun zaman değildir diye düşündüğümden, ne oluyor diye soramadım, sadece soru işaretli gözlerle baktım.
Oda bana baktı, gözlerinde bir hamlenin başlangıcı vardı.
Birden fırladı yerinden, hadi gidip bir kendimiz bakalım.
Caddeye çıktık.
Cumhuriyet Meydanına vardık.
Hala elinde telefon bir yerlere talimat veriyordu.
Birlik Caddesine yöneldi, ben de peşinde.
Derken TKM’de Peynir ve Balık pazarının önüne geldik.
Karanlık her yer ışıklar yanmıyor.
Telefonuna bakıp saatte 12 olmuş ya farkında değilim. Dedi sadece.
Anlamaya çalışıyorum, soramıyorum.
Birinin gelmesini beklediğimizi anlayabildim sadece.
Kısa süren sessizliği bir motosikletin eksoz sesi bozdu, karanlığı ise motosikletin bir parlayan, bir solan farı aydınlattı.
Görevli kapıları açtı, ışıkları yaktı.
Uzun adımlarla adımlamaya başladı pazarın uzun koridorunu.
Bir ara bana.
Ben gribim, içerde koku var mı? Diye sordu.
Bende daldım pazarın içine başladık koklamaya.
Balıkçıların oraya yaklaştıkça koku biraz daha yoğunlaştı.
Koku var dedim.
Çevre tertemizdi.
Görevliler pazarın bitiminden sonra geç saatlere kadar ortalığı tertemiz etmişlerdi.
Fayanslar yanan ışıklar ve yapılan temizlikten dolayı ışıl ışıl gözüküyordu, ancak içeride balık kokuyordu.
Bunu çözmeliyiz deyip yukarılara bakmaya başladı.
Duvarın bir kısmı delinecek.
Buraya bir pervane takılıp, içerideki hava fanın sirkülasyon etkisiyle baca yoluyla dışarı atılacaktı.
Koridorlara üflemeli giriş kliması takılacaktı.
Bunu teknik anlamda konuşup hemen çözmesi gerektiğini söyledi.
Birden kapalı pazaryerine doğru yürümeye başladı.
Pazaryerinin içine girdik.
Pazardan hemen sonra alan süpürülüp, itfaiye tarafından da yıkanmıştı.
Mazgalların içine eğilip baktı “hımm iyi temizlemişler” dedi.
Gezdik öylesine pazarın içini.
Kenara köşelere baktı.
Her yer tertemizdi.
Yahu ne iyi yaptıkta bu Pazar yerini yaptık.
Vatandaş rahatça kullanıyor.
Aferin çocuklara buraya da iyi bakıyorlar dediğini duydum.
Gözüm cep telefonunun saatine ilişti.
Saat 02 yi geçmişti.
Tekrar Cumhuriyet Meydanına yöneldik.
Çorba içmeyi teklif etti.
Memleketin o saatte tek açık çorbacısı Masal Çorbaya girdik.
Çorbalar geldi, sarımsak ve sirkenin olduğu çorbayı kokladı.
Valla sen haklısın, gripten burnum kapalı benim, sarımsağı bile duymuyorum dedi.
Kast ettiği az önce balık pazarının temizlendikten sonra dahi kokan balık kokusunu kendisinin hissetmediğiydi.
Çorbaları içerken hala aklı balık pazarının kokusunu giderecek çözümlerdeydi.
Çorbadan sonra vedalaştık.
Evlerimizin yolunu tuttuk.
Aradan yalnızca iki gün geçti.
Pazartesi günü oradan geçerken, takırtıyı tukurtuyu duyup içeri girdim.
Baktığımda gördüğüm görevliler kokuyu vakumlayacak fan için delik açıyorlardı.
Gülümseyip kolay gelsin dedim çalışanlara.
O sırada motosikletiyle gecenin yarısında gelen görevliyle karşılaştık.
Görevli abi dün beni aradı bugün sabahtan geldi arkadaşlar çalışıyoruz dedi.
İlk pazarda gidip hem satış yapılırken, hem de temizlikten sonra özellikle kokuya baktım.
Sorun giderilmişti.
Koku yok edilmişti.
Gecenin yarısında koklayarak birine yardımcı oldum desem, kimse bir şey anlamazdı sanırım.
Unutulmayacak güzel şeyler bunlar.
Bu sorumluluk duygusu.
Memleket sevgisi her bünyenin işi değildi.
Gecenin yarısında koku operasyonunu yapan iki deli yürekli insandı Demirci'de.
Biri dönemin Demirci Belediye Başkanı İhsan Temel, biri de ben o bildiğiniz Demircili gasteci işte.
Gecenin yarısında koku operasyonunu yapan iki deli yürekli insandı Demirci'de.
Biri dönemin Demirci Belediye Başkanı İhsan Temel, biri de ben o bildiğiniz Demircili gasteci işte.
Mustafa Temiz
manisasonhaber@gmail.com
İHSAN TEMEL 11 Yıl Önce
ne günlerdi, çok çalıştık, hep çalıştık.
Ahmet Sami Öztürk 11 Yıl Önce
sayın temiz yazdığınız her yazı ile demirci'de herkesin bilmediği bir çok konuyu ortaya çıkarıyorsunuz.zevkle yazılarınızı takip ediyorum.siz demirci'de tam bir entellektüel ve aydın insan olmaya soyundunuz emareler bunu gösteriyor.yolunuz açıt olsun başarılarınızın devamını diliyorum.edremitten saygılar sevgiler.
Zehra Doğan (ER) 1 Yıl Önce
Mustafa Bey, meseleleri çok net analiz edip anlatıyorsunuz.Sağ olun...Okuyanınız, bilinci açılan insanımız çok olsun.Demirci'miz, ülkemiz ve milletimiz, geleceğimiz için endişelenmek, temel görevimiz gibi...İnşAllah güzel, iyi , ülke ve milletimiz için hayırlı yazılarınızı okuyacağınız günler yakın olsun...Kolay gelsin.İyi günler...
Ihsan temel 1 Yıl Önce
Geçmişin tozlanmış ama silinmemiş izlerine bir üfleme. Yorgunluğun zevk verdiği günlerdi. Kalemine kuvvet.