Manisa Son Haber
2026-02-28 13:08:03

İlahi Üzerinden Siyaset, İnancı Popülizme Kurban Etmek

Mustafa Temiz

mustafatemiz.com.tr@gmail.com 28 Şubat 2026, 13:08

İlahi Üzerinden Siyaset, İnancı Popülizme Kurban Etmek

Son günlerde bir ilahi etrafında koparılan fırtınayı izlerken şunu düşündüm: Biz neyi tartışıyoruz, neyi ıskalıyoruz?

Allah’ı anmak, Resulullah’ı (SAV) zikretmek bir edep işidir. Bir gösteri değil, bir PR çalışması hiç değildir. İnanç, insanın iç dünyasında kök salar; siyasal kampanyaların fon müziği yapılacak bir enstrüman değildir. Ama bugün gelinen noktada görüyoruz ki ilahiler bile algoritmaya, reytinge, sosyal medya etkileşimine teslim edilmiş durumda.

Kâbe’de hacılar üzerinden yürümeyi marifet sayan bir anlayışın, bunu “coşku” diye pazarlaması siyasal İslamcılığın çıban başı gibi patladığının göstergesidir. Dört seküler genç kızın arabada gülerek bir ilahi söylemesini “Bakın onlar bile Allah diyor” diye servis etmek ise inancı bir propaganda aparatına dönüştürmektir. Sevinilecek bir şey varsa o da insanların özgür iradesidir; inancın PR malzemesi yapılması değil.

Resulullah’ın (SAV) Sade Hayatı ve Bugünkü Gösteri Çağı

Resulullah (SAV), Medine’ye girişinde “Tala' al-Badru 'Alayna” ile karşılanmıştır. Evet. Ama bunun dışında çarşıda pazarda gezerken arkasında müzikli kortejler oluşmamıştır. Hiçbir sahabenin O’nun huzuruna şarkı eşliğinde girdiğini bilmiyoruz. O da hayatını bir sahne performansına dönüştürmemiştir.

Bugün ise kuyumcu açılışından doğum günü sürprizine, lokanta organizasyonundan sosyal medya içeriklerine kadar her yerde defli, mikrofonlu “ilahi şovları” görüyoruz. Eleştirenlere de hemen yafta hazır: “İslam karşıtı.” Oysa mesele İslam değil; mesele dinin popülizme alet edilmesi.

Allah’ı anmanın bir edebi vardır. O edep; sükûnettir, samimiyettir, içtenliktir. Elinde defle kapı kapı dolaşıp bunu bir trend hâline getirmek; ilahinin kendisine de, musikinin ruhuna da saygısızlıktır. İlahi musikidir. Musiki ise ilim ile aşkın kucaklaşmasıdır; nezakettir, letafettir. Gürültü değil.

Ekonomi Dipte, Gündem İlahi

İftar ve sahur sofralarının maliyeti konuşulması gerekirken, gençliğin ahlaki ve ekonomik çıkmazı tartışılması gerekirken, bir ilahi üzerinden toplum ikiye bölünüyor. “İnananlar” ve “inanmayanlar” diye saflar çiziliyor. Seçim mottosunun şimdiden yazıldığını görmek zor değil.

Bir kişi bu işten ayda milyonlar kazanıyorsa, bu artık manevi bir faaliyet olmaktan çıkıp ticari bir organizasyona dönüşmüştür. Yarın sokaklarda deflerle dolaşan kalabalıklar artarsa, buna tepki gösterenler linç edilirse, bunun sorumlusu kim olacak? İnanç mı, yoksa onu araçsallaştıran siyaset mi?

Laiklik Tartışması Üzerinden Algı Yönetimi

Daha önce “Laiklik kafirliktir” çıkışlarıyla gündeme gelen isimlerin –örneğin Halil Konakçı ve Ahmet Mahmut Ünlü– sözlerinin eş zamanlı biçimde dolaşıma sokulması tesadüf değildir. Bu bir algı yönetimidir. Psikolojik bir harp taktiğidir. Toplumun sinir uçlarına basma stratejisidir.

Laikliği tartışmak başka bir şeydir; laik olanı kafir ilan etmek başka bir şey. Bir ülkede toplumun gerçekten Müslüman olup olmadığını gösteren şey; bağırarak söylenen ilahiler değil, adalet, liyakat ve ahlaktır.

Eğitim, Ahlak ve Asıl Mesele

İktidarın 23. yılında eğitim sistemi tartışılmıyor; çocuklarımızın geleceği konuşulmuyor. Maarif modeli adı altında yapılan değişikliklerin eğrisi doğrusu masaya yatırılmıyor. Ama bir ilahi üzerinden günlerce kampanya yürütülebiliyor.

Okul zilleri ilahi olsa ne olur? Gençliğin zihni boşsa, ahlak aşınıyorsa, çalışkanlık yerini kolay kazanca bırakmışsa hangi musiki bunu düzeltebilir?

Hiçbir yabancı devlet başkanı karşılanırken ilahi korosu görmedik. Ne klasik Türk musikisinin büyük isimlerinden Hacı Arif Bey eserleri diplomatik protokolün merkezine kondu ne de tasavvuf musikisi resmi törenlerin ana unsuru oldu. Çünkü devlet ciddiyeti başka, inanç başka bir alandır.

Madem bu kadar seviliyor; o zaman yabancı delegasyonlar uçaktan inerken ilahi ile karşılansın. Samimiyet orada da gösterilsin. Ama yapılmayacak. Çünkü mesele inanç değil; iç politikaya oynanan bir popülizm.

İslam güzel ahlaktır. Güzel ahlaktır. Güzel ahlaktır.

Ahlaken çürüyen bir toplumu bir ilahi trendiyle kurtaramazsınız. Gençliği “Rap’te hav hav diyordu, şimdi ilahi söylüyor” diyerek rehabilite edemezsiniz. Bu, basit bir sanal kandırmacadır.

 Bir ülkede dindarlık gösterisinden ziyade ahlak önemlidir. İnancı siyasi kamplaşmanın yakıtı hâline getirmek ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.

Allah bizi hayırla ıslah eylesin. Ama önce biz niyetimizi ıslah edelim.
28 Şubat 2026
Mustafa Temiz

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.