Bir köşeye çekildik merakla soruları sormaya başladım hikâye derindi, o anlattıkça mesleki refleksle küçükbaşlıklı notlar bile almaya başlamıştım.
Geçtiğimiz günlerde yaptığım haberi okumuş, beni arayıp bulmuş vatandaş.
30 yıllık evi Demirci Belediyesi tarafından ihaleyle satılan vatandaş.
Döneminde köy tüzel kişiliğine ait muhtarlığın tutması gereken kayıtlar bulunamamış, iki aza bir muhtar imzası ile alınan kararlardan bahsetti.
Kaymakamlık makamına şikâyet dilekçesi yazmış, muhtarlık defterinden kayıtlar çıkarılsın bir an önce evinin tapusunu çıkarabilmek için gel gelelim bu kayıtlar bulunamamış.
Dönemin ilçe Kaymakamı soruşturma açmış muhakkik tayin etmiş, vatandaşın iddiaları ağır “muhakkikler de işi kapatmaya çalıştı, ortada mağdur olan ben oldum” diyor vatandaş.
Daha sonra Kaymakam Muhtarın görevde ihmali olmasına rağmen, köy defterlerinin bulunamamasına rağmen soruşturma izini vermemiş ve olay kapatılmış.
Kaymakam ile görüşmeye gitmiş bu soruşturma izninin verilmemesinin ardından iddia ağır.
"Kaymakam ben soruşturma izini veremem kusura bakma, muhtar benim memurum, ben muhtarı kollamak zorundayım " dedi diyor.
Kaymakam ile görüşmeye gitmiş bu soruşturma izninin verilmemesinin ardından iddia ağır.
"Kaymakam ben soruşturma izini veremem kusura bakma, muhtar benim memurum, ben muhtarı kollamak zorundayım " dedi diyor.
Manisa Büyükşehir olunca yürürlüğe giren kanun gereği köy mahallelerdeki taşınmazların mülkiyet hakkı ilçe belediyesine geçti.
Şimdi ilçe belediyesi ihaleyle bu taşınmazları satışa çıkarıp ihale açtı.
Bizim vatandaşında çoluk çocuğuyla içinde yaşadığı 30 yıllık evi satılık şu an.
Gitmediği makam, arşınlamadığım yol kalmadı diyor dertli vatandaş.
İlçe belediye ihale şartnamesini yayınlayınca bakmış ki satılacak taşınmazların içinde kendi evi de var.
Bir dilekçe daha yazıp belediyeye vermiş.
Jet cevap geldi diyor vatandaş.
Belediye hemen cevabını vermiş, köy tüzel kişiliğine ait defter kayıdını getir durumu yeniden gözden geçirelim satışa çıkarılan ev ile ilgili delil belge isterim diyor.
Mesele bu zaten.
Dönemin muhtarı bu kayıtları bulamadığı için, Kaymakam soruşturma izini vermiş olsa bu kayıtların kayıp olduğu ve vatandaşın mağdur edildiği ispat edilecekmiş, gel gelelim şu an defter yok, kayıtları tutması gereken muhtar yok, ortada bir ev var o da ihale ile satılık.
“Üzerime kayıtlı su aboneliğim var” diyor vatandaş “hatta elektrik abonesiyim bu ev üzerinden.”
“İlgililer işini iyi yapmadı olan bana oldu” diye feryat figan ediyor vatandaş.
İki aza bir muhtar imzalarıyla daha önce hayvanlarını barındırdığı damını satmış muhtar, ilk başta yapılan hatalar zinciri bu güne gelmiş ve ekliyor “ şimdi Selami başkan da evimi satıyor ne olacak benim halim? “
Demirci Belediyesinin köy mahallelerde satışa çıkardığı taşınmazlarla ilgili gerekçesi ise hala bana ilginç geliyor.
İfade şu “Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talep üzerine satışa çıkarılmıştır “
Yazıyı daha sonra okuyacaklar için not düşelim. Bugün günlerden 3. Mayıs. 2016. Adı geçen ihale bugün yapılacak.
Merakla beklediğim vatandaşlardan gelen yoğun istek üzere bugün ihalede satışların anında bitmesi gerekiyor.
Hamle yanlışlığı var bence Demirci Belediyesi erken davranıp ileride doğacak daha büyük sorunlara şu an zemin hazırlıyor.
Hükümetin önünde şu an büyükşehir yasasındaki değişiklikler var.
Bunlar gündemi takip etmiyorlar mı diyorum kendi kendime.
Büyükşehir yasasındaki belli aksaklıklar uygulama ile ortaya çıkmış ve hükümet bu değişikliklerle ilgili çalışmalarını sürdürürken Demirci Belediyesinin bu hamleyi yapması bana biraz erkenmiş gibi geliyor.
Dertli vatandaşın isyanı ve çaresizliği hala gözlerimin önünde.
Kulağımda ise söylediği o söz çınlıyor.
“Muhtar damımı sattı, Selami Başkan da evimi satıyor “