
Yakın tarihimizde gerçekten çok değerli ve donanımlı liderler gördük.
Özal, Demirel, Türkeş, Ecevit, Erbakan ve Baykal hepsi liyakat ve ehliyet sahibi devlet adamları idi.
Hiçbirinin devlet yönetimi açısından yeterliliği sorgulanmazdı.
Aynı zamanda hepsi partilerinin genel başkanları olarak ülke yönetimine talip ve layıktılar.
Her partinin gönül verenleri ve seçmenleri kendi inandıkları liderlerini ülke yönetimine getirmek için oy verirlerdi.
Yaşanan ekonomik krizler, Mesut Yılmaz ve Çiller arasındaki anlamsız rekabet umutsuzluğu büyüttü.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile işin şekli kökten değişti.
Bu değişim siyasi yelpazede ciddi dalgalanmalara neden oldu.
Bir siyasi partiye gönül veren bir seçmen diğer partinin genel başkanına oy verir duruma geldi.
O halde kendi partisinde kalmanın ve mücadele etmenin ne anlamı vardı?
Bu radikal değişim en çok merkez sağı ve MHP’yi etkiledi. ANAP ve DYP den sonra merkez sağ kökten çökmüş ve mecburen AK Parti’ye dolgu malzemesi olmuş gibi görünüyor.
Bu durum AKP’yi merkez sağ olarak kabul etmemize yetmez!
AKP hiçbir zaman merkez sağ olmadı.
Evet, merkez sağın mirasının üzerine oturdu ama bizatihi merkez sağ olmadı.
MHP de süreç biraz daha farklı gelişti.
Geçmişte partiye bağlılık ve güçlü gelenekler milliyetçileri uzun süre aynı çatı altında tuttu.
Memnuniyetsizlik zamanla sorgulamayı ve eleştirileri büyüttü.
15 Temmuz sonrası Bahçelinin çizgisini değiştirmesi ve Erdoğan’a görünen yüzüyle kayıtsız, şartsız destek yolunu seçmesi bardağı taşıran son damla oldu.
Böylece İYİ Parti doğdu.
Şimdi diyeceksiniz ki ne var bunda?
Ülkücü gelenekten gelen bir parti daha kurulmuş oldu... Bence bu o kadar basit değil.
Her şeyden önce MHP’deki erime İYİ Parti’den sonra da durmadı, devam etti ve ediyor.
Hatta Sinan Ateş cinayeti ile birlikte alenen konuşulur oldu.
Ayrıca İYİ Parti’nin siyasi yelpazedeki konumu MHP ile aynı değil.
İYİ Parti bana göre milliyetçi ülkücü yönü ağır basan bir merkez sağ parti olma yolunda.
İktidar olabilmek için bunu çok isabetli bir strateji olarak görüyorum.
MHP’ye geri dönecek okursak, milliyetçi muhafazakâr bloğu bir bütün olarak AKP ile bütünleşmiş eğilimi olsa da bu tutmayacaktır.
Eğer gerçekten böyle bir proje varsa bu ülkücü hareketi hiç tanımadıklarını gösterir.
Ancak zor ve uzun bir mücadele ülkücü hareketi bekliyor gibi görünüyor.
Ülkemiz siyasetinde taşlar yeniden yerine oturduğunda Kanaatim o dur ki, yakın gelecekte Türk Milliyetçilerinin çok daha güçlü şekilde siyasette pozisyon aldığı açıkça görülecektir.
2 Mart 2023
Ahmet Orhan
Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2023, 02:11
Eski düzen daha iyiydi ve liderler saygın devlet adamlarıydı.