Üz-me Ü-züm / Ahmet Orhan Yazdı...

Değerli okuyucular sizlerin de çok iyi bildiğiniz gibi birçok tarım ürünü açısından temmuz, ağustos ve eylül ayları önemli aylardır. Maalesef bu yıl her türlü tarım ürünün hasadının en yoğun yapıldığı içinde bulunduğumuz günler hayat pahalılığını mutfaklarımızda en yoğun hissedildiği günler olmuştur.

Üz-me Ü-züm / Ahmet Orhan Yazdı...

Değerli okuyucular sizlerin de çok iyi bildiğiniz gibi birçok tarım ürünü açısından temmuz, ağustos ve eylül ayları önemli aylardır.
Maalesef bu yıl her türlü tarım ürünün hasadının en yoğun yapıldığı içinde bulunduğumuz günler hayat pahalılığını mutfaklarımızda en yoğun hissedildiği günler olmuştur.

****
Özellikle dünyanın önde gelen salça üreticisi ve ihracatçısı ülkeleri arasında üst sırada yer alan Türkiye’de bu yıl muhtemelen düşük rekolte nedeniyle domateste iç tüketimi karşılamada bile yetersiz kalınacaktır.
Fakir sofralarının vazgeçilmezi olan patateste durum daha vahimdir.
Yeni mahsulün tarladaki fiyatı şu an itibariyle 7,5 liraya ulaşmış durumdadır.
Yakın geçmişte yüksek fiyatı dolaysıyla tartışmalara konu olan kuru soğanda da durum farklı değildir ve fiyatı 8 lira civarında teşekkül etmektedir.

****
Biber, patlıcan gibi yaz dönemi tarla bitkilerinde de tüketici açısından durum üç aşağı beş yukarı aynıdır.
Tezgah fiyatları yaz aylarında böyle yüksek seyrederken sonbahar ve kış döneminde oluşacak fiyatların bugünün çok üzerinde olacağı kesindir.
Yaz aylarında sebzelerin dışında yani meyvelerde farklı gelişmeler yaşanmaktadır.

****

Son yıllarda her türlü fidan dikiminin devlet eliyle teşvik edilmesi ve meyve ihracatındaki olumlu gelişmeler sonucunda meyve üretimi alabildiğine artmıştır.
Geçtiğimiz yıl en fazla sebze ve meyve ihracatı yaptığımız 5 ülke içersinde Rusya 1.sırada yer alırken 5. sırada da Ukrayna bulunmaktadır.
Bu iki ülkenin savaş halinde olmasının yanı sıra AB ülkelerinde de bizim kadar olmasa bile hayat pahlılığının yaşanmakta olması ihracatımızı olumsuz etkileyeceğinden şüphe yoktur.
Erik, şeftali gibi tatlı meyve üretimi 5-10 yıllık süreleri gerektirmekte olup ileri tarihli planlamaları zorunlu kılmaktadır.
Kısacası bu yıl fiyatlar düşük oldu veya doğa olayları nedeniyle zarara uğradınız diye üretimden vazgeçemezsiniz.
2022 yılında ne yazık ki özellikle şeftali, üretim bölgesi hallerinde 5 liraya bile alıcı bulamamaktadır.
Meyve suyu için 1–2 liraya ancak alıcı bulabilmektedir.
Karpuzun kg fiyatı üretim bölgelerinde geçtiğimiz yıl 
1,5-2 liraya olmasına rağmen şu sıralar 2,5 liraya kadar gerilemiştir.
Başka bir ifadeyle ambara giren, uzun süreli muhafaza edilebilen patates, soğan gibi gıda ürünlerinde fiyat yüksek olurken, eskilerin deyişiyle akar-kokar olan meyvelerde tam tersi yaşanmaktadır.
Yaş üzüm de yeni, yeni sofralarda yerini almakta olup bilinen nedenlerden durumunun diğer meyvelerden farklı olmayacağı kanaatini taşımaktayım.

****


ÜZÜM
Yaş sebze –meyvedeki durumumuzu özetledikten sonra Ülkemizin geleneksel tarım ihraç ürünleri arasında fındıktan sonra 2.sırada yer alan çekirdeksiz kuru üzüm konusunu ele almak istiyorum.
Üzümün insanlık tarihi içindeki yeri sağlık için önemi gibi konulara girmeden doğrudan önümüzdeki günlerde belirlenmesi gereken alım taban(veya eşik) fiyatı üzerinde duracağım.
Ülkemizdeki çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin yaklaşık %90’ı Manisa’da yapılırken geriye kalan kısım ise Manisa’ya komşu diğer birkaç ilin birkaç ilçesinde yapılmaktadır.

****
Yıllara göre değişmekle birlikte yıllık çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesi 300 Bin ton mertebesinde gerçekleşmektedir.
Bu üretimin %10’luk kısmı iç piyasada tüketilirken %80’den fazlası aynı yıl ihraç edilmektedir.
Söz konusu ihracattan ülkemize 500 Milyon dolardan fazla gelir sağlanmaktadır.
Yaş üzümle birlikte bu miktar 650–750 Milyon dolara kadar yükselebilmektedir.
Manisa da 100 Bin aile yaklaşık 500 Bin dönümde bağcılık yapmakta, geçiminin tamamını veya bir kısmını bu surette sağlamaktadır.
Dünyanın sayılı sanayi kentleri arasına girmiş olmasına rağmen Manisa’da çekirdeksiz üzümle bir şekilde ilgisi, bağlantısı olmayana rastlamak neredeyse imkansızdır.

****
1;5 milyona yakın nüfusa sahip Manisa için üzüm hayati öneme sahiptir.
Gelin görün ki bu kadar stratejik bir öneme sahip kuru üzümün üreticilerine aynı oranda özen gösterildiğini söylemek kesinlikle söz konusu değildir.
Çay, fındık alım fiyatının açıklanacağı dönemlerde gündemin başına yerleşen üreticileri ve alım fiyatı, nasıl oluyor da kuru üzüm için söz konusu olmamaktadır?
Cevabını bulmamız gereken soru budur.
Bu sorunun cevabını öncelikle Manisa’nın temsilcisi olan siyasi parti ayrımı yapmadan her milletvekilinin vermesi gerekmektedir.
Bu istikamette çalışmak asli görevleri olması gerekirken kamuoyuna mal olmuş faaliyetleri neredeyse yok gibidir.
Sakarya’dan başlayarak tüm Karadeniz’de yetişen fındık ve çay için vekilleri ve STK’ları yoğun kampanyalar yürütürken Manisa’nın vekilleri ve STK’ları ne ile meşgul olmaktadırlar?
Geçen yıl hatırımda kaldığı kadarıyla 9 numara için 17 lira talebi dillendirilirken bu yıl arzulanan fiyatın telaffuz bile edilmediğini görmekteyiz. 

****
Oysaki halktan yükselen sese en çok kulak veren Erdoğan gibi bir devlet başkanı varken yeterince kamuoyu oluşturma çabalarının olmaması anlaşılır gibi değildir.
RTE’nin popülist bir devlet adamı olarak muhalefetin baskısına halkımızın da katılması sonrası Emekli Bayram İkramiyeleri ve Öğrenci Kredileri gibi onlarca konuda halkın yükselen taleplerini nasıl dikkate aldığı ortadadır.
Üzümdeki bu sessizlik geçtiğimiz 2021 yılında diğer emsal ürünlere %25 fiyat artışı yapılırken kuru üzümde %4,5 olmasının önünü açmıştır.
Bundan yaklaşık on gün önce sosyal paylaşım ortamında kuru üzüm fiyatıyla alakalı olarak;
“Manisa başta olmak üzere çekirdeksiz kuru üzüm üretim bölgesi siyasetçilerinin ve hükümet yetkililerinin ne düşündüklerini bilmem ama içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar ve uluslararası piyasa koşullarında benim makul ve adaletli bir taban fiyat önerim var.
2021 yılında uygulanan fiyatın ilan edildiği günlerdeki dolar kuru üzerinden söz konusu birim fiyatın 1,6 dolar olduğu dikkate alındığında 2022 ürünü için kg tutarının aynı kura endeksli olarak en az 29 ₺ olması hadde layıktır.
Ayrıca geçtiğimiz yıl destekleme kapsamında işlem gören ürünlere %25 zam uygulanırken sultaniye üzümde bu oranın ancak %4,5 olduğu hatırda tutulursa ne kadar adil ve makul bir fiyattan bahsettiğim daha iyi anlaşılacaktır.”
şeklinde bir paylaşımda bulunmuştum.

****
Hemen sonrasında Sayın Cumhurbaşkanı yukarıda önerdiğim hesaplama yönteminin birebir uygulanması sonucunda fındık alım fiyatını 54 lira olarak açıklamıştır.
Korkum odur ki üzüm üreticilerinin haklarının takipçisi olması gerekenlerin sessizliği üzümcüyü bir kez daha hayal kırıklına uğratacaktır.
İnşallah ben yanılırım da halkımızın beklentisi üzerinde bir alım fiyatı açıklanır.
Aksi takdirde tarımsal girdilerdeki fiyat artışları ve hayat pahalılığı başta bir çok sorun nedeniyle Manisalının AK Partiye ve müttefiki Cumhur İttifakı partilerine azalan ilgisi yaşanacak böylesi bir hayal kırıklığı sonrası kalıcı hale gelecektir.
Manisalının haklarını aramakla görevli olanlar bütün ümitlerini Cumhurbaşkanının 20 Ağustosta gerçekleşeceği söylenen Manisa ziyaretine bağlamayı bir tarafa bırakarak kamuya mal olacak faaliyette bulunmaları, hem kendilerinin siyasi geleceği hem de halkın memnuniyeti için yerinde olur.

****
Unutmayın ki geçmişte yaşananlar bunun ispatıdır.
Ayrıca biz doğu toplumlarında “ağlamayan çocuğa meme vermezler” diye temel bir yaklaşım vardır.
Yüksek tondan taleplerini dillendiren fındıkçılar bir önceki yıl 26,5 lira olan fiyatın 54 lira olmasını bile az bulurken, sizlerin benzer bir artışla 29-30 lirayı telaffuz dahi edemeyişiniz, eğer daha düşük bir fiyat açıklanırsa altından kalkamayacağınız siyasi faturalara dönüşecektir.
Benden söylemesi gerisi sizin bileceğiniz iştir.
11 Ağustos 2022

Ahmet Orhan

Güncelleme Tarihi: 11 Ağustos 2022, 13:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER