Acıyı Paylaşmak / Ahmet Orhan Yazdı...

Gerçekten çok müstesna bir milletin mensuplarıyız.

Acıyı Paylaşmak / Ahmet Orhan Yazdı...

Gerçekten çok müstesna bir milletin mensuplarıyız.

Bizi biz yapan, diğerlerinden ayıran hasletlerimizden biri de Kuvayı Milliye ruhumuzdur.

Hiç eskimeyen ve eksilmeyen bu ruh ile millet olarak yine bir felaketin üstesinden geliyoruz.

Bize yakışır bir asaletle, destan yazarak tüm dünyaya insanlık dersi veriyoruz. 

Türk milleti olarak bu ruhla dünyanın egemen güçlerine karşı Kurtuluş Savaşı’nı kazandık...

15 Temmuz da hainlere karşı demokrasimizi bu ruhla koruduk...

Tarihin en büyük salgınını bu ruh ile savuşturduk...

Şimdi yine bu ruhla tarihin en büyük depreminden birinin yaralarını sarıyoruz. 

Türk Milleti olarak çok savaşlar, darbeler, büyük yangınlar, terör olayları ve patlamalar gördük…

Tarih boyunca dünyanın göz bebeği bu coğrafyada sonsuza kadar yaşayabilmek için çok canlar verdik, bedeller ödedik, ödemekteyiz.

Şimdi de Cenabı Allah’ın takdiri olarak başımıza gelen deprem felaketinin acı sonuçlarıyla mücadele etmekteyiz.

Halen olanca yoğunluğuyla süren, tarihte eşi görülmemiş acılarla dolu bu mücadele de insanımızda panik ve umutsuzluğun zerresini gören oldu mu?

Elbette mümkün değil..!

Çünkü bu Türk Milletinin genetiğine, özüne aykırıdır. 

Başka uluslar için teslimiyetle sonuçlanan bu durumlar, aziz milletimizin her seferinde daha güçlü şekilde düştüğü yerden ayağa kalkmasıyla sonuçlanmıştır.

Bu eşsiz neticenin altında millet olarak büyük acılar ve olaylar karşısında tek vücut olma başarımız yatmaktadır. 

Nasıl ki insan vücudunda olduğu gibi ayağımıza bir diken batsa veya bir yerimiz ağrısa bütün canımız orada deriz...

Acıyı tüm vücut olarak yaşar ve tüm vücut olarak bu acıdan kurtulmaya çalışırız.

Bugün de deprem karşısında tüm bir ulus olarak aynı acıyı yaşıyor ve acıdan kurtulmak için mücadele ediyoruz.

Ülkemizin dört bir yanından on binlerce vatandaşımız ile ırk, renk, soy-sop, inanç ayrımı gözetmeden tek bir canı kurtarmak için her türlü imkânla hatta gerekirse tırnaklarımızla mücadele etmekteyiz.

İnancımız gereği “bir insanı yaşatmak bütün insanlığı yaşatmaktır” ilahi emrini kendimize rehber ettik.

Bu anlayışla deprem bölgesinde bölge insanı dışında on binler, -20 derecede arabalarda, sokaklarda bir nebze dinlenip güç toplayarak arama-kurtarma çalışmalarına katılıyor.

Birçokları korkunç enkazlardan insan kurtarırken, kimi çadır kuruyor, kimi yemek dağıtıyor.

Hiç birini yapamayanlar da “acılar paylaştıkça azalır” diyerek en azından aynı ölüm kokan havayı teneffüs ederek depremzedelerin yanında oluyor.

Ülkenin dört bir yanından binlerce tır yardım malzemesi her gün bölgeye akıyor.

Deprem bölgesine gidemeyenler memleketlerinde yardım topluyor...

Hiçbir şey yapamayanlarsa halisane bir kalple ve gözyaşları ile dua ediyor, Âlemlerin Rabbine yakarıyor. Kalbimiz bizi derin acılara boğan Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Kahramanmaraş Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa'da atıyor.

Elbette biz de bu Kuvayı Milliye ruhu oldukça deprem felaketinin de üstesinden geleceğiz. 

15 Temmuz da tankların önüne yatan bu büyük millet bugün aynı ruh ile hayatı pahasına enkaz yığınları altına düşünmeden girerek bir kardeşinin daha hayatını kurtarmak için uğraşıyor. 

Bir hayatın kurtuluşundaki büyük sevince gözyaşları tekbirler ve alkışlar karışıyor...

Televizyon başında 85 milyon ise dualarla, şükürlerle katılıyor bu kurtuluş sevincine.

Elbette yıkımın bu denli büyük olmasına sebep olanlar hesap vermelidir.

Türk milletini bu denli bir büyük acıyı yaşamasında payı olanlar, yüksek kar için kaliteden taviz verenler, üç beş kuruş için vicdanını satanlar ve rüşvet için sorumluluklarını unutanlar muhakkak bedelini ödemelidir. 

Bu büyük felaketin muhasebesi ne kadar önemliyse, ders alarak yarınlarımızı düzenlememiz çok daha önemlidir.  Deprem gerçeğini artık masaya yatırıp bilim ve teknoloji ışığında yeni yol haritası belirlememiz kaçınılmaz olmuştur.

Ondan da önemlisi yapılacak düzenlemelere bağlı kalınması, eksiksiz uygulanması muhakkak temin edilmelidir.

Türk milletine bir daha böyle acılar yaşatmaya hiç kimsenin hakkı yok. 

Geçici ve suni gündemlere teslim olmadan, süreklilik arz edecek şekilde yılın 365 günü bu gerçekle yaşayarak çözüm üretmeliyiz.

Büyük felakette hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum.

Aziz milletime, depremzedeler başta olmak üzere geçmiş olsun dileklerimi sunuyor, kurtarma faaliyetlerine katılan tüm insanlara şükranlarımı arz ediyorum. 

Allah bize bir daha böyle acılar yaşatmasın...

13 Şubat 2023

Ahmet Orhan

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2023, 14:23
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali atlı
Ali atlı - 3 yıl Önce

Aynen katılıyorum Türk milleti ne kadar takdir edilse azdır.

Tülin Cebeci
Tülin Cebeci - 3 yıl Önce

Çok duygulandım çok etkileyici yüreğinize sağlık bravo

İsmail Alper
İsmail Alper - 3 yıl Önce

Kuvayi milliye tanımı çok yerinde olmuş. Ayrıca gerçekten çok ince bir duygu dünyanız varmış. Sizi takdirle takip ediyorum

Ayşe Acar
Ayşe Acar - 3 yıl Önce

Ahmet bey siz gerçek bir Türk Milliyetçisisiniz bu çok belli oluyor. Tüylerim diken diken oldu okurken bakış açınız etkileyici ayrıca iyi bir aydınsınız

Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Sayın İsmail Alper bey yazılarımı taktirle takip etmeniz beni duygulandırdı. Çok teşekkür ederim.

Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Değerli Ayşe Acar hanımefendi sizin de ifade ettiğiniz gibi kendimi öncelikle yüreği insan sevgisiyle dolu bir Türk Milliyetçisi olarak tanımlarım. Duygu dolu yorumunuz için size en derin saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Sayın Ali Atlı değerli yorumun için teşekkür ederim. Türk milletine mensubu olmak hepimizin gurur kaynağıdır.

Ahmet Orhan
Ahmet Orhan - 3 yıl Önce

Sayın Tülin Cebeci hanımefendi yazımı bu hoş kelimelerle yorumlamaya değer bulduğunuz için çok teşekkür ederim.


SIRADAKİ HABER